35. Kitap Kulübü : Camdaki Kız

35. Kitap Kulübünün ikinci kitabı Gülseren Budayıcıoğlu’nun son kitabıydı. Camdaki kız, yazarın hastalarının hikayelerinden esinlenildiği için gerçek hayat hikayelerinden bir kolaj olarak düşünülebilir.

Ana hikaye aslında ‘Nalan’ isimli bir danışanın hikayesi ve terapi süreci. Zaman zaman onun hayat hikayesinin uzantılarının da hayatlarına değiniliyor. Fakat bunun dışında kısa kısa farklı hastalara da yer verilmiş. Örneğin ‘Avukat Zeynep’in hikayesi… Şu sıralarda TV8’de ‘Doğduğun Ev Kaderindir’ dizisinin esinlenildiği bir yan hikaye bu. Elbette gerçek hayattan bir alıntı fakat dizide büyük değişiklikler var gerçek hayata göre. Kulüp toplantısında henüz ilk bölüm yayınlanmamış olduğu için kendimizce tahminler yürüterek nasıl bir dizi olabileceği hakkında konuştuk. İlk bölüm yayınlandıktan sonrasını zaman gösterecek. Zeynep’in hikayesi dokunaklı olduğu kadar tanıdık detaylar içeriyor.

 

Nalan’a gelince… Kitabın başında, Gülseren Hanımla birlikte hepimizde soru işareti oluşturdu. Böyle naif, kültürlü, kendisine yetebilen bir kadın nasıl olur da bir erkeği yaşama sebebi olarak görür. Daha doğrusu onu kaybetmeyi ölümle eşdeğer tutabilir diye. Maalesef en büyük yanılgılarımızdan birisine değinilmiş bu noktada… Bir insanın eğitim seviyesi, ekonomik durumu, sahip olduğu bir çok şeyin sosyal ilişkilerine, aşk hayatına doğrudan olumlu etki edeceğini, her durumda güçlü duruş sergileyeceği kanısına varıyoruz. Fakat Gülseren Hanım bu konuya neredeyse her kitabında değiniyor. Hayatımıza yön veren şeylerin çoğu nasıl bir çocukluk geçirdiğimizden, hayat boyu sınandığımız travmalardan geliyor. ‘Kader Motifi’ diyor yazar. Biraz  üzerine düşününce bizlerin, yani öğretmenlerin en net gözlemleyeceği kavram olabilir ‘kader motifi.’ Aileden miras gelen bir çok davranışın daha bu yaşlarda çocukları nasıl esir aldığını ve muhtemelen hayatını yöneteceğini neredeyse her gün gözlemleyebiliyoruz.

 

Nalan’ın da doğumundan önceki trajik olaylar, bağlanma, sevilme, ait olma ihtiyacını bir takıntı derecesinde artırmış. Mutluluğu ‘sevilme’ ihtiyacının doyurulmasıyla eşdeğer görüyor. Herkesin sevgiye ihtiyacı olur ama Nalan’ınkini bir ihtiyaç olarak tarif ediyor yazar.

 

Diğer taraftan Nalan’ın, sevdiği adam olan Hayri’nin eşiyle ilişkisi de ayrı bir parantezi hak eden cinsten. Türkan bir çok kadın gibi doğduğu, büyüdüğü ortamda gördüklerinden biraz daha iyi koşullarla mutlu olup yetinmeyi bilen bir kadın. Hayri’nin hayatında bir kadın olmasından çok rahatsız olmuyor. Daha doğrusu olsa da kabulleniyor. Çünkü onun dünyasında her erkek yapar. O kadınların kendisine kötülüğü dokunmuyorsa kendisini şanslı görüyor.

 

Hayri desen onu da Hayri yapan bir çocukluktan geçmiş, hikayenin perde arkasında kalan ‘Laz Kızı’ da öyle…

Hikayelerin etkileyiciliği bir yana insan psikolojisine dair detaylarla beğenimizi kazanmış bir kitap oldu. İnsanın çocukluğunun kaderi olduğunu defalarca tekrarlatan bir akış içinde, herkesin hasretle anacağı bir çocukluk geçirebilmesi temennileriyle noktaladık hem okumayı hem de üzerine konuşmayı…

 

 

 

En beğendiğimiz alıntıyla, keyifli okumalar diliyoruz.

“Mutluluk bir karardır sevgili dostlarım eğer bir insan mutsuzsa onu bu dünyada hiçbir şeyle mutlu edemeyiz. “Kim ister ki mutsuz olmayı ?” Dediğinizi duyar gibiyim. Kimse istemez tabi ama ona zamanda mutlu olmayı kimse öğretmediyse, ruhu hep bir şeylere isyan ediyorsa, adalet duygusu incinmişse artık onu başkaları mutlu edemez ki…. İnsanları huysuz ve geçimsiz yapan da sevgisizliktir zaten . O mutsuzluğuyla huysuzluğu ile barışıktır ancak bunu kendisi çok ister ve çok gayret ederse değiştirebilir.”

 

Not: Bu alıntıyı yazarın başka bir kitabından esinlenilerek yazılan ‘İstanbullu Gelin’ dizisinde, Adem’in terapi sahnesinden hatırlayabilirsiniz.

2 thoughts on “35. Kitap Kulübü : Camdaki Kız

  1. Doğduğun ev kaderindir dizisini izliyorum. Kitapla arasında farklar çok mu fazla? Dizi fanlarına kitabı da okumayı tavsiye eder misiniz?

    1. Dizi hakkında fikir vermesi açısından okuyacaksanız okumasanız da olur. Zeynepin hikayesi kitabın içerisinde kısa bir bölüm. Dizide de oldukça fazla değişiklik var. Fakat genel manada, kitap çok başarılı, okursanız pişman olmazsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.