36. Kitap Kulübü : Kuyu

                                                     

“Hayat zor kızlar, dedi Numan amca, biraz da çakırkeyifti belli ki. Alıyor hayat, hep alıyor. En çok kazandığımız, en büyük mutluluğu yaşadığımız anda bile alıyor hayat. Daha gençsiniz. Çok dost biriktirin, kıymet bilin. Ananın babanın yeri dolmuyor, elden bir şey gelmiyor ama dost da gidince insan çok garip kalıyor. Bol bol dost biriktirin. Sırtınızı yaslayabileceğiniz dostlar…”

36. Kitap kulübümüzün ilk kitabı ‘Kuyu’… Yazarın ilk romanı… Bu kitap bizim için özel ve önemli bir yere sahip çünkü bugüne kadar onlarca kitap tartışmamıza rağmen bu kitabı yazarıyla tartışmak hepimizde farklı bir heyecan yarattı. Sn. Gül N. Yuyucu Yıldırım kitap kulübümüzün konuğu olarak aramızdaydı. Yazarına sorular sorarak ,onun yanında yorumlar yaparak kitabı tartışmak hem keyifli hem de farklı tecrübe oldu hepimiz için.

Bu hikayenin nasıl oluştuğunu sonunun yazmaya başladığında belli olup olmadığını sorduğumuzda bize aslında şu an elimizde olan kitabın yıllar önce öykü olarak başladığından sonrasında romana dönüştüğünden ve sonunun zamanla oluştuğundan bahsetti.

Gelelim kitabımıza…Kuyu… Ana karakterimiz Gülin ve yakın çevresindeki Ahmet, Edis ve yakın arkadaşı zor günlerinin kahramanı Derya. Olay örgüsünü yazar günümüz ve geçmişi birbirine bağlayarak  anlatmış. Geçmişe gidişlerin çok güzel işlendiği kitapta hiçbir  kopma yaşamadan günümüze geçişler çok başarılı bir şekilde sağlanmış.

Yan karakterlerle zenginleştirilen hikayede asıl olay Gülin’in yaşadığı dramatik olaylar sonucu hissettikleri ,kafa karışıklıkları , pişmanlıkları ,yakın arkadaşı Derya ile olan ilişkileri , biten evliliği , Ahmet ve Edis ile olan ilişkilerinden bahsetmiş. Biz kitabı tartışırken özellikle Gülin karakteri üzerine yoğunlaştık. Yakın arkadaşı olan ona evini açan hatta yeni bir yaşam kurmasını sağlayan Derya’ya rağmen yaptıkları, içten içten ona karşı hissettikleri üzerine konuştuk. Gülin-Derya ilişkisini yazarına  sorduğumuzda aslında Gülin konusunda çokta yanılmadığımızı anladık.

Kitapta tek dikkatimizi çeken Gülin değildi elbette…Ahmet ve Gülin’e uzun süre aşkını itiraf edemeyen ,ettiği zamanda karşılaştığı ilk zorlukta onun elini bırakan Edis’i konuştuk…Ahmet ayrı bir muammaydı bu kitapta…Ahmet gerçekte kimi sevmişti ? Edis neden bu kadar uzun süre hislerini  sakladı? Bu sorulara cevaplar bulmaya çalıştık…

Gülin’in yaşadıklarının , Esat adamla olan evliliği , Esat adamın onda bıraktığı izleri konuştuk.

Kitabın sonu gerçekten can alıcıydı diyebiliriz yazar sonunda öyle güzel bir yere bağlamış ki tüm kitabı anlamladırabildiğinizi hissediyorsunuz…

Yazarımıza da aramızda olduğu içi teşekkür eder, yolunun açık ,kaleminin uzun ömürlü olmasını dileriz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.