Doğu Ülkelerinde Geçen Akıcı Roman Tavsiyeleri

Hikayesi ‘Doğu’da geçen romanların merkezinde daha çok kadınlar ve çocuklar var. Bir çoğunun başrolünde ise savaş… Savaş yoksa iç karışıklıklar… O yüzden eğer konum haritanın doğusunu gösteriyorsa bu kitapların bize vereceği en baskın duygu olacaktır hüzün… Pakistan, İran, Filistin, Afganistan, Lübnan, Mısır… Hangisine seyahat etmek isterseniz…
Okuduğunuza pişman olmayacağınız birkaç tavsiye…

Keyifli Okumalar…

 

 

 


Mevsim Hep Sonbahar – Parinoush Saniee

Çevirmen: Güneş Demirel

Yayınevi : Martı Yayınları

Sayfa Sayısı : 544

Şimdi ne yapacaktım? Ne yapabilirdim ki? Kaçıp kurtulmak istedim. Çocuklarım olmasaydı, çoktan kendimi çöllere vurup kaybolurdum ama onları ortada bırakamazdım. Gemisi batmakta olan ve yolcularının umut dolu gözlerle baktıkları bir kaptana benziyordum. Oysa gemimden daha kötü durumdaydım.

Kadın olmanın başlı başına suç sayıldığı topraklarda doğup büyüyen Masume, İran Devrimi öncesi ve sonrasının yarattığı baskıcı süreçten nasibini almış genç bir kadındır. Buna rağmen, maruz kaldığı toplum baskısını hiçe sayarak varlığını kabul ettirme mücadelesinden asla vazgeçmez.

Başkaları tarafından yazılan bir kaderi yaşamak zorunda kalan Masume’nin erkek egemenliğine karşı direnişini anlatan bu roman, okuyucularını umut ve acının iç içe geçtiği dokunaklı bir hikâyeye davet ediyor.

 

 

 


Filistin Sabahları – Susan Abulhawa

Yayınevi: Everest Yayınları

Sayfa Sayısı: 406

Amal, 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla ailesi yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan sürüldükten sonra Cenin Mülteci Kampı’nda doğup büyümek zorunda kalan akıllı bir çocuktur. Babasından köyleri Ayn Hod’un nasıl cennet gibi bir yer olduğunu dinler, tüm diğer mülteciler gibi, zeytin ve incir ağaçlarının gölgesine dönmeyi düşler.

Ancak, aileyi yurdundan eden savaş onları birbirlerinden de ayrı düşürür. Amal’ın babası kaybolur, ağabeyi Yusuf kaçırılır. Bir diğer ağabeyi İsmail ise henüz bebekken İsrailli bir asker tarafından kaçırılmış, David adında bir Yahudi olarak yetiştirilmiştir. Tüm bu olanlardan sonra aklını kaybeden annesinin ise Amal’a bakacak gücü kalmamıştır.

Kendi kendini yetiştiren Amal Amerika’ya kaçmayı başarır. Abulheja ailesinin hikâyesini gelecek nesillerine aktarabilecek bir tek o kalmıştır. Omuzlarında bu yükü taşırken bir yandan da ülkesinin, Filistin’in yok oluşuna şahit olur.

Filistin Sabahları, tarih, kimlik, arkadaşlık, aşk, savaş ve umutla örülü, yürek burkan çarpıcı

bir roman. Filistin sorununa farklı bir bakış açısıyla yaklaşan, Ortadoğu’nun kalbinden kopup gelen bir aşk hikâyesi: Filistin aşkının hikâyesi.

 

 

 


Bin Muhteşem Güneş – Khaled Hosseini

Çevirmen: Püren Özgören

Yayınevi : Everest Yayınları

Sayfa Sayısı: 430

Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini’de yaşadığı gibi…

Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı’yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini’nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden…

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar…

Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla “beklenen” bir roman…

 

 

 


Ve Dağlar Yankılandı – Khaled Hosseini

Çevirmen: Püren Özgören

Yayınevi : Everest Yayınları

Sayfa Sayısı: 424

VE DAĞLAR YANKILANDI; Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseini’nin yazarlığında bir dönüm noktası.

Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullah’a sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kâbil’e varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil… Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak…

Hayat farklı aileleri sevgi ve fedakârlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. Afganistan’ın küçük bir köyünde doğan ve okuru Kâbil’den Paris’e, San Francisco’dan Tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor.

Ve Dağlar Yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseini’nin yazarlığında bir dönüm noktası.

 

 

 


Uçurtma Avcısı – Khaled Hosseini

Çevirmen: Püren Özgören

Yayınevi : Everest Yayınları

Sayfa Sayısı: 375

Afgan asıllı Amerikalı Yazar Khaled Hosseini’nin kaleme aldığı Uçurtma Avcısı, yüreklere işleyen hikayesiyle yayımlandığı günden itibaren en çok satan romanlar arasında yer alıyor. 2003 yılında İngilizce olarak yayımlanan eser, yazarın hayatından izler taşıyor. Roman, uzun yıllardır siyasi karışıklıklar ve savaşlarla gündeme gelen Afganistan’daki insanlık dramına dikkat çekiyor.

Konusu arkadaşlık üzerine kurulmuş olan Uçurtma Avcısı, insanlığa ait ortak duygularla tüm dünyayı kucaklıyor. Eserinde dostluk bağlarının yanı sıra baba sevgisi, fedakarlık, yalan ve ihanet gibi konuları da ustalıkla işleyen yazar, okurlarını ülkeler ve zamanlar arası bir yolculuğa çıkarıyor. Uçurtma Avcısı, sahip olduğu evrensel tema ve erdem dolu mesajı ile ömür boyu unutulmayacak bir ders niteliği taşıyor.

Duygu Dolu ve Sürükleyici Bir Hikaye Sizi Bekliyor!

Uçurtma Avcısı’nda, birlikte büyüyen Emir ve Hasan adlı iki çocuğun hikayesi anlatılıyor. İki çocuk, ait oldukları sınıflar bakımından birbirinden çok farklı şartlarda büyüyor. Emir’in babası, Afganistan’ın varlıklı ve tanınmış kişileri arasında yer alıyor. Hasan’ın babası ise Emir’in babasının yanında hizmetkar olarak çalışıyor.

Hasan Emir’e koşulsuz şartsız bir sevgi ve bağlılık duyarken, Emir onu sürekli aşağılıyor. Bir gün Uçurtma Şenliği’nde Hasan’ın Emir’i mutlu etmek için yaptığı bir fedakarlık, çok kötü bir olayla sonuçlanıyor. Emir ise bu olaya şahit olmasına rağmen müdahale etmek için adım atmıyor. Dahası, Hasan’a karşı düşmanca tavırlarına devam ediyor.

Afganistan’da Sovyet işgalinin başlamasıyla bölgede yaşayan birçok kişi gibi Emir ve babası da ABD’ye göç ediyor. Burada babasıyla birlikte eski hayatından daha yoksul bir halde yaşayan Emir, Hasan’a yaptığı eziyetler yüzünden sürekli vicdan azabı çekiyor. Ve günün birinde Hasan’a dair bir haber alıp apar topar Afganistan’a dönüyor. Emir’in burada öğrendikleri ise hikayenin akışını baştan sona değiştiriyor.

En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun!

Tüm zamanların en sevilen romanları, tek tıkla kapınızda! Dünya çapında büyük ilgi gören Uçurtma Avcısı romanını hala kütüphanenize eklemediyseniz sipariş verin. Sizi Güney Asya’dan Amerika’ya duygu dolu bir yolculuğa çıkaracak olan bu kitaba hemen şimdi sahip olun! 

 

 

 


Doğunun Limanları – Amin Maalouf

Çevirmen: Saadet Özen

Yayınevi :Yapı Kredi Yayınları

Sayfa Sayısı: 176

“Adana’da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce.” Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.Amin Maalouf son romanı ‘Doğunun Limanları’ ile yine YKY’de.

 

 

 


Düğün Evi – Necib Mahfuz

Çevirmen: Aslı Çıngıl

Yayınevi : Kırmızı Kedi

Sayfa Sayısı: 140

Kahire’de bir tiyatroda, genç yazar Abbas Yunus’un Düğün Evi adlı oyunu sahnelenmektedir. Abbas’ın aile sırlarını ortaya döktüğü oyun büyük başarı kazanır. Ancak oyunda tartışmalı birçok bölüm vardır: Abbas’ın anlattıklarının ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgudur? Abbas gerçekleri yağmalayan yeteneksiz bir yazar mıdır, yoksa hayal gücünü ustaca kullanmayı başarmış mıdır?

Mısırlı yazar Necib Mahfuz’un 1981’de yazdığı Düğün Evi, yazarın toplumsal konularla ahlaki ikilemleri ustalıkla ele aldığı ve kişisel hikâyelerin eşsizliğini bir kez daha vurguladığı bir roman.

“Nobel Ödüllü yazarın romanı, her bölümü farklı bir karaktere anlattıran Faulknervari mekanizmayı kullanıyor. Dört anlatı da Kahire yaşamının gündelik ayrıntılarıyla bilinç akışı monologların ustalıklı bir karışımı.”

-Publishers Weekly-

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

 


Kuştimur Kahvehanesi – Necib Mahfuz

Çevirmen:  Utku Umut Bulsun

Yayınevi: Kırmızı Kedi

Sayfa Sayısı: 144

Yirminci yüzyılın ortalarında, Kahire’nin kalburüstü semtlerinden Abbasiye’de birlikte büyüyen beş arkadaş ve dostluklarına yıllar boyu tanıklık eden, vazgeçilmez buluşma yerleri olan kahvehane. Geçip giden zamanın anılarıyla ve etraflarını saran, sürekli gelişen bir kentin renkleriyle bezeli bir masal.

Büyük değişimler yaşayan Mısır toplumunda, arkadaşlardan her birinin kendi yolunda akan hayatları, bu kahvehanede sığınılacak güvenli bir liman bulur. Doğuştan iş adamı olan Sadık, babasının arzusunun aksine doktorluğu seçmeyip edebiyat yollarında yürüyen Tahir, zevk insanı Hamada, eylem adamı İsmail ve geri planda kalan beşinci arkadaş: anlatıcı. Kahvehane buluşma yerleri olsa da aralarındaki bağlar onun ötesine uzanır. Aşkları, evlilikleri, boşanmaları, çocukları, torunları ve kariyerleriyle bu beş arkadaşın birbirinden farklı hayatları, bütün olanlara rağmen değişmeyen bu kahvehanede birleşir. İkinci Dünya Savaşı’ndaki bombardımanlardan 23 Temmuz 1952 darbesine, Özgür Subaylar hareketinden Batı’ya açılan Mısır ekonomisinin 1980’lerde geçirdiği çalkantılara kadar çağdaş Mısır’ın tarihini belirleyen pek çok siyasi ve tarihi olay, Necip Mahfuz’un usta kaleminde kimi başarılarla dolu, kimisi hüsranla yoğrulu bu yaşamların arka planına dönüşüyor.

Necib Mahfuz’un ölümünden önce tamamladığı son roman olan Kuştimur Kahvehanesi, temelleri çocuklukta atılan bir dostluğun zamanın alıp götürdüklerine karşı direnişinin simgesi gibi.

 

 

 


Ben Malala – Malala Yusufzay, Chiristina Lamb

Çevirmen: Doğan Yılmaz

Yayınevi :Epsilon Yayınevi

Sayfa Sayısı: 392

“Sesimizin değerini ancak susturulduğumuzda anlarız.”

2014 Nobel Barış Ödülü’nün sahibi Malala Yusufzay’ın otobiyografisi BEN, MALALA tek bir insanın sesinin bile dünyaya değişim yönünde ne kadar büyük bir ilham verebileceğini kanıtlıyor…

Taliban kuvvetleri Pakistan’ın Svat Vadisi’ni kontrol altına aldığında, küçük bir kız hiç korkmadan düşüncelerini dile getirdi. Malala Yusafzay susturulmayı reddederek eğitim hakkı için mücadeleye girişti.

9 Ekim 2012 Salı günü, 15 yaşındayken, neredeyse bunu canıyla ödüyordu. Okul servisiyle eve dönerken, yakın mesafeden açılan bir ateşle başından vurulmuştu.

Malala’nın mucizevi şekilde hayatta kalıp iyileşmesi, onu Kuzey Pakistan’daki ücra bir vadiden New York’taki Birleşmiş Milletler binasının koridorlarına uzanan olağanüstü bir yolculuğa çıkardı. Malala 16 yaşında, barışçıl protesto eylemlerinin dünya çapında sembolü ve Nobel Barış Ödülü’nü kazanan en genç isim oldu.

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

 


Şahika ve Feraye – Sinan Akyüz

Yayınevi : Alfa Yayıncılık

Sayfa Sayısı: 536

“Abla.”

“Efendim.”

“Biliyor musun?”

“Neyi?”

“Senin kaderin benimkini de yazmş…”

Savrulan Hayatların Hikâyesi

1900’lü yılların başı, Biga…

Savaştan yorgun düşmüş bir millet, bir çiftlik ve zengin bir aile. Bir yemin ve o yeminle vicdanı arasında sıkışıp kalmış bir baba…Gün gelir kader zarını atar ve hayatlar savrulur dört bir tarafa.

İncir Kuşları, Piruze-Şam’da Bir Türk Gelin, İki Kişilik Yalnızlık gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz’ün kaleminden genç yaşta Ürdün’e gelin giden iki kız kardeşin gerçek yaşam öyküsünü soluk soluğa okuyacaksınız.

Bu romanı elinizden bırakamayacaksınız… Tarih, kader ve aşkın mükemmel bir karışımı…

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.