Dünya Klasiklerine Başlama Tavsiyeleri

Dünya Klasiklerini okumak için cesarete ihtiyacı olanlar, hangi klasikle başlamak daha doğru olur diye düşünenler, kolay okunan dünya klasiklerinin hangileri olduğunu bilmek isteyenler ve bir solukta okunacak klasikleri listesine eklemek isteyenler için bu liste. Kolay okunan, kaliteli kalemlerin daha bir çok kitabına doğru seçimlerle başlamak adına göz atmakta fayda var… Keyfli okumalar…

 

 

 

Victor Hugo – Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Sayfa Sayısı : 136

Çevirmen: Volkan Yalçıntoklu

Yayınevi :İş Bankası Kültür Yayınları

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, idamı bekleyen bir adamın dilinden yazılmış olmasıyla etkileyici bir anlatıma sahip. Romantizm akımının en güçlü temsilcisi olan Hugo, ölüm korkusu ve merhamet duygularını okuruna sarsıcı bir empati ile hissettiriyor. Eser, ölüme yaklaşan bir insanın ruh halindeki değişimleri başarılı bir şekilde ortaya koyması sayesinde aynı zamanda psikolojik bir roman olma özelliği de taşıyor.

İdamı “devrimlerin yok edemediği kaide” olarak nitelendiren Hugo, kitabının ön sözünde bu infaz yöntemi hakkındaki görüşlerini okuruna bir manifesto havasında sunuyor. Sonrasında ise romanının ön hazırlığını, kitabın konusuna dair konuşmaların yer aldığı bir tiyatro piyesiyle yapıyor. Yazar, bu kısımda topluma ve kitabına karşı eleştirilerini doğrudan halktan kişiler aracılığıyla yaparak farklı bir çalışma ortaya koyuyor.

Romanın son kısmında yazar, okurunu cinayet suçu ile tutuklanan ve mahkemede beş hafta sonra idam edileceğini öğrenen bir adamın satırlarıyla baş başa bırakıyor. Mahkum edilmeden önceki yaşamına oldukça yabancılaşan anlatıcı, okura daha çok içe dönük bir durum hikayesi anlatıyor. Romanda bu nedenle birbirinin yerini alan iki duygu ağır basıyor: Umut ve korku. Eserin ana fikrini besleyen bir diğer çarpıcı yönünü ise mahkumun son anda insanlar hakkındaki düşünceleri oluşturuyor.

 

 

Tolstoy – İnsan Neyle Yaşar

Sayfa Sayısı: 112

Çevirmen: Koray Karasulu

Yayınevi :İş Bankası Kültür Yayınları

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, İnsan Neyle Yaşar? ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.

 

 

 

Dostoyevski – Yeraltından Notlar

Sayfa Sayısı: 160

Çevirmen: Ergin Altay

Yayınevi :İletişim Yayınları

“İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüzkarası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.”

Dostoyevski’nin Gogol etkisinden kurtularak kendi sesiyle verdiği ilk büyük yapıt olan Yeraltından Notlar, Avrupa’daki büyük varoluşçu edebiyatı müjdeleyen bir roman. Kitap, okuruna “yeraltı” diye adlandırdığı bir ruh halinden seslenen kahramanın uzun, çılgınca söyleviyle başlıyor. Ardından, bu ahlakçı, uyumsuz, dürüst kişinin yaşadığı bir aşağılanma olayı anlatılıyor. Yüz elli yıldır okunan gerçek bir başyapıt.

 

Jane Austen – Gurur ve Önyargı

Sayfa Sayısı: 408

Çevirmen: Hamdi Koç

Yayınevi :İş Bankası Kültür Yayınları

Jane Austen (1775-1817): Sadece kırk iki yıllık, gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla “roman tarihinin ilk büyük (ve sahici) kültü” olmayı başaran bir 19. yüzyıl romancısıdır. Sayısız TV ve sinema uyarlamalarının yanısıra tüm “satış / okunma” anketlerinin de gösterdiği üzere, yazarın 1813’de yayınlanan ikinci romanı Gurur ve Önyargı tüm zamanların en sevilen romanlarının başında gelir. Bu da, sanırız, Austen’in, dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği “en iyi gelecek” rolüyle kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi “mizah, zeka ve sevecenlik”le yansıtmasından kaynaklanmaktadır.

 

Nikolay Vasilyeviç Gogol – Bir Delinin Hatıra Defteri

Sayfa Sayısı : 120

Yayınevi : İndigo Kitap

Rus gerçekçiliğinin kurucularından olan Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri ile hayata tutunmaya çalışan bir şizofreni ve Burun ile Palto hikâyelerinde ise fantastik öğeleri gözlem yeteneği ve ince ironisiyle birleştirerek Rus toplumunun genel yapısını anlatır. Önemli Rus yazarların da esin kaynağı sayılan Gogol, yaşamı boyunca üç oyun yazmış ve ölümünden sonra pek çok eseri oyunlaştırılmıştır. Ülkemizde de sahnelenen ve dünya çapında büyük yankılar uyandıran Bir Delinin Hatıra Defteri bunlardan biridir. Okuyuculara farklı pencereler açarken Rus bürokrasisinin işleyişini gerçekçi biçimde gözler önüne seren Gogol’ü belki de en iyi Hepimiz Gogol’ün ‘Palto’sundan çıktık sözleriyle Dostoyevski özetlemektedir.

 

 

Goethe – Genç Werther’in Acıları

Sayfa Sayısı : 164

Yayınevi : Can Yayınları

Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther’in Acıları’nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen “Romantik kahraman”ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çekmişti. Almanya’da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther’in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon’un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir.

Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther’in, düşsel dostu Wilhelm’e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther’in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır.

 

 

 

 

 

 

Steinbeck – Fareler ve İnsanlar

Çevirmen: Ayşe Ece

Yayınevi :Sel Yayıncılık

Sayfa Sayısı : 128

Nobel ödüllü yazar John Steinbeck’in ilk kez 1937 yılında yayınlanan eseri; çiftlikten çiftliğe dolaşarak çalışan iki yakın arkadaşın başından geçen maceraları ve onların hayallerine sıkı sıkıya olan bağlılığını konu ediniyor. Kendisi de bir dönem gezici çiftlik işçiliği yapmış olan John Steinback’in hayatından da izler taşıyan roman, realist yaklaşımı ile dikkat çekiyor. Gerçeğe yakın bir dil ile kurgulanan eser, oldukça sürükleyici ve etkileyici anlatımı ile günümüzde hala en çok okunan kitaplar arasında bulunuyor.

Gerçek Bir Dostluk Hikayesi ile Tanışmaya Hazır Olun!

Kitaptaki olay örgüsü ana karakterler George Milton ile Lennie Small etrafında şekilleniyor. Hayallerini gerçekleştirmek için para biriktirmeye çalışan bu iki arkadaş, aynı zamanda gerçek bir dostluk hikayesini de gözler önüne seriyor. Hüzünlü ve trajik sonu, okuyucuda biraz hayal kırıklığı yaşatsa da geriye, yalnız kalmamak için insanların verdiği tavizleri, dostluğu ve insanların hayallerine ulaşma çabalarını yeni baştan sorgulatacak güzel bir hikaye bırakıyor.

“Ufak tefek, fakat zeki ve kurnaz” olarak betimlenen George ile zeka olarak biraz daha saf, fakat fiziksel bakımdan daha güçlü olan Lennie’nin arkadaşlığı ve hayallerine ulaşma çabasındaki umudu, içinizi ısıtacak. Hayallerine tam yaklaşmışken hiç beklenmedik olayların yaşanması ve sonunda George’un seçimi, sizin de isteklerinize ulaşırken yapacağınız seçimlere adeta bir ayna tutacak.

 

 

 

 

Alexandre Dumas – Kamelyalı Kadın

Sayfa Sayısı : 280

Çevirmen: Nesrin Altınova

Yayınevi : Alfa Yayıncılık

Paris’in en güzel ve en pahalı kibar fahişesi, onun orta sınıf genç aşığı ve paylaştıkları umutsuz aşk.

Matmazel Marguerite Gautier ve Armand Duval’in dokunaklı hikayesini anlatan Kamelyalı Kadın, Alexandre Dumas Fils’in başyapıtlarından biridir. Bütün dünyada çok büyük ilgi görmüş ve birçok kez tiyatro ve baleye uyarlanmıştır.

Henry James’in “tüm zamanların en büyük aşk hikayesi” olarak tanımladığı Kamelyalı Kadın, sevmenin ve sevilmenin, şefkatin ve aşkın gerçekliğini gözler önüne seriyor.

One thought on “Dünya Klasiklerine Başlama Tavsiyeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.